1826 YILI YENİ CERİ AYAKLANMASI

1826 yılının 15 Haziran'ı. İstanbul'da gün ağarırken devrilen kazanların uğultusu yeri göğü inletiyordu. Bölükbaşı Habib'in...



1826 yılının 15 Haziran'ı. İstanbul'da gün ağarırken devrilen kazanların uğultusu yeri göğü inletiyordu. Bölükbaşı Habib'in, Etmeydanı'ndan "Ayaktaşlar fütur getirmeyin" diye uğurladığı yeniçeriler Tahtakale, Asmaaltı ve Unkapanı'ndan geçerek Atmeydanı'na yöneldiler. O gece yeniçeri çeteleri Ağa Kapısı'nı ve çeşitli paşa konaklarını basıp yağmalamış; Sadrazam Mehmet Selim Paşa ve yeniçeri ağası bu baskınlardan zor kurtulmuştu. Ama etrafa sadrazamın, yeniçeri ağasının ve ileri gelenlerin katledildiği söylentisini yayarak halkı isyana katmaya çalışıyorlardı. Bâbıâli'nin de basıldığını haber alan sadrazam erkenden Yalı Köşkü'ne geldi. Ağa Hüseyin Paşa ve Mehmet İzzet Paşa'yı çağırttı. Ayaklanma giderek yayıldı. Bazı Bektaşi babaları da teberleriyle (baltalarıyla) ayaklanmacılara destek verdi. Çok sevdiği kuzeni III. Selim'in ölümünden yeniçerileri sorumlu tutan II. Mahmut, Divan toplantısından sonra kararını açıkladı: Sancak-ı Şerif çıkarılacak! Ve yaklaşık 450 yıldır tarih sahnesinde olan Yeniçeri Ocağı'nın sonu geldi. Bundan sonrasıysa tam bir içsavaş manzarasıydı... Sultan, Hırka-i Saadet (Kutsal Emanetler) Dairesi'ne geçti, Sancak-ı Şerif'i mahfazasından çıkartıp sadrazama ve şeyhülislama teslim etmişti. Bu arada, yönetim yanlısı kalyoncular, topçu, humbaracı, lağımcı askerleri akın akın saraya geliyordu. Şehre haber salınmış Müslüman olan herkes Sancak-ı Şerif altında toplanmaya çağrılmış, halk bu çağrıya yanıt vermişti. Tarihçiler o gün İstanbul'da yaşananları "acayip ve tesirli bir gûlgûle (gürültü) peyda oldu" diye aktarıyor. Saray cephaneliği açılarak hükümdarı korumaya gelenlere kılıç ve tüfek dağıtılmış, silahlanan medrese talebeleri de harekete geçmişti. Sonunda sadrazam, şeyhülislam ve vezirlerin başı çektiği sivil, asker, talebe ve ulemadan oluşan yaklaşık 60 bin kişilik bir ordu Sancak-ı Şerif'le birlikte tekbirler getirerek Sultan Ahmet Camii'ne doğru yürüyüşe geçti. Kalabalığın Sultan Ahmet Camii'ne ulaştığını gören yeniçeriler ara sokaklara doğru kaçmaya başladı. Sancak-ı Şerif minbere asıldı ve sadrazamın isteğiyle ulema, "zorbalarla çarpışmanın farz olduğunu" bildiren yeni bir fetva hazırladı. İsyancılar, Etmeydanı'na giden yolları kesmiş, Kapalıçarşı'dan Haliç'e uzanan Uzunçarşı boyunca barikatlar kurmuş, Beyazıt Camii'ni de işgal ederek Sultanahmet'e giden yolları tıkamıştı. Ağa Hüseyin Paşa'nın komutasındaki topçu birliklerinde yer alan, gaddarlığıyla ün salmış Karacehennem İbrahim Ağa'nın askerleriyle yeniçeriler Horhor Çeşmesi yakınında karşılaştı. İbrahim Ağa, lakabının hakkını verircesine topları ateşledi. Sonuç korkunçtu... Yeniçeriler arkalarında çok sayıda arkadaşlarının cesedini bırakarak Etmeydanı'na doğru çekildi. İkinci bir kol Saraçhane'den Etmeydanı'na doğru yönelmiş, üçüncü bir kol da arkadan sevk edilmişti. Paniğe kapılan isyancılar Yeni Odalar denilen kışlalarına kapanıp, kapıların arkasına taş yığdı. Böylece kendilerini hapsetmekle kalmamış, şehrin diğer bölgelerindeki arkadaşlarını da kaderlerine terk etmişlerdi. Son arabuluculuk çabaları da sonuç vermeyince toplar ateşlendi. Askerler ve halk bu sırada Etmeydanı'na girdi. Topçular da salkım ve yağlı paçavralar atarak Yeni Odalar'da büyük bir yangın çıkardı. Yeniçeriler büyük kayıplar vermiş, ortalık cehenneme dönmüştü. Daha sonra, Şehzadebaşı'ndaki Eski Odalar'a yönelen birlikler buraya sığınan yeniçeri subaylarını ya öldürdü ya da tutukladı. Tutuklananlar Sultan Ahmet Camii'nde sorguya çekildikten sonra hünkâr mahfili altındaki odada idam ediliyor, cesetleri Atmeydanı'ndaki Vakvak Ağacı adı verilen ünlü çınarın altına yığılıyor, çınarın dallarında asılan yeniçeriler sallanıyordu. Şehirde bir sürek avı başlamıştı. Üç gün içinde altı ilâ on bin yeniçeri öldürülmüş, sürülmüş ya da kaçmıştı. Tarihçi Reşad Ekrem Koçu, olaylar sona erdiğinde imparatorluk sınırları dahilinde yaklaşık 140 bin kişinin, yeniçeri olduğu ya da zannedildiği için idam edildiğini belirtiyor. Sadece yeniçeriler değil, İstanbul'daki kışlaları, Yeni Odalar, Eski Odalar ve Ağa Kapısı da olaylar sırasında yakılmış, tahrip edilmişti. Adı yeniçerilerle özdeşleşen Bektaşi tarikatı yasaklanmış, tekkeleri yıkılmıştı. İstanbul yeniden fethedilmiş gibi herkesi bir kurtuluş heyecanı sarmıştı. Binlerce yeniçerinin öldüğü bu olay dönemin tarihçileri tarafından Vaka-i Hayriye (Hayırlı Olay) olarak adlandırıldı. Devletin, yani resmi görüşün tarafından bakıldığında görünen manzara buydu. Ancak diğer taraftan bakıldığında bu olay pek de hayırla anılmıyordu. Osmanlı toplumunun gündelik hayatında önemli yer tutan yeniçerilerin ve Bektaşiliğin ortadan kaldırılması, Reha Çamuroğlu'nun da aralarında yer aldığı bazı araştırmacılar tarafından Vaka-i Şerriye (Kötü Olay) olarak nitelendiriliyor. Her durumda, dört yüzyıldan uzun bir süredir Osmanlı Devleti'nin en seçkin askerleri olarak kabul edilen bu birlikler tarih sahnesinde bir daha rol almamak üzere yok edilmişti. Peki, kimdi bu yeniçeriler? Osmanlı'nın "muhteşem askerleri" bu sona nasıl ulaşmıştı? Yeniçeriler ortaçağın sonlarında Batı Avrasya'da önem kazanan piyade birlikleri ve düzenli orduların ilk örnekleri arasında yer alıyordu. Yeniçeri adı, başlangıçta yayalardan oluşan yeni orduyu belirtiyor olsa da, sonra giderek genişleyen kapıkulu ocakları teşkilatında, piyade güçlerden oluşan en büyük ve nüfuzlu ocağın adı olmuştu. Yeniçeri Ocağı'nın tam olarak ne zaman kurulduğuna ilişkin bilinen kesin bir veri yok. Ancak tarihçiler I. Murat döneminde (1362-1389) kurulduğu konusunda büyük ölçüde hemfikir. Kaynaklara göre, savaş sahnesine ilk kez 1389 Kosova Savaşı'nda çıkıyorlar. Önem kazanmalarıysa, 15. yy. ortalarında savaşlarda ateşli silahların belirleyici rol oynadığı döneme rastlıyor. 1443 ve 1444 Osmanlı-Macar savaşlarının kaderini değiştiriyorlar. Zaten ocağın kurulma amacı da buydu: Balkanlar'a hızla yayılmakta olan Osmanlı'nın ihtiyaçlarını karşılayacak, manevra kabiliyeti yüksek, dönemin şartlarını yerine getirebilecek bir güce sahip olmak... Daha önce savaşanlar, savaştan sonra kendi işine dönen, Anadolu'nun Türkmen-Müslüman ahalisiydi. Belirli bir askeri düzene bağlı olmamaları nedeniyle fetihlerin devamı için sürekli silah altında ve
doğrudan sultana bağlı olacak bir orduya ihtiyaç duyuluyordu. Yüzyıllar boyunca yeniçeri ordusunun başlıca asker kaynağını oluşturacak devşirme sisteminin kökeninde "pençik" uygulaması vardı. Pençik uygulamasına göre, savaşlarda esir alınan her beş esirden biri, hükümdar hakkı adıyla ya da bir çeşit vergi olarak devlete verilirdi. 15. yüzyıldan itibaren sadece pençik usulüyle asker toplamakta ve daha büyük bir ordunun oluşturulmasında güçlükler yaşanınca, Acemi Ocağı'nda eğitilmek üzere devşirme usulüyle asker adayları toplanmaya başlandı. Bunda Osmanlı'nın fetih ve yayılma tutkusunun da rolü vardı. Daha sonra, çıkarılan bir ferman, bir yerleşim yerindeki hane sayısının 40'ta biri oranında, genellikle 14-18 yaşları arasındaki sağlam vücutlu ve akıllı erkek çocukların da devşirilmesi kuralını getiriyordu. I. Mehmet'in hükümdarlığı (1413-20) sırasında eski Türk soylularının tepkisi sonucu dondurulan devşirme yöntemi II. Murat döneminde yeniden hız kazandı ve ünlü Fatih Kanunnamesi'yle yasalaştı. Buna göre Müslüman, Yahudi, Gürcü, Çingene, Kürt, Acem, Arap ve Türkler'in çocukları, evin tek çocuğu, köy kethüdasının çocuğu, çoban ve sığırtmaçlar, köse, kel, doğuştan sünnetli, çok uzun ya da çok kısa boylu olanlar, Türkçe bilenler, zanaatkâr olanlar, İstanbul'u görmüş olanlar devşirilemezdi. Bu yöntem şehirlilere de uygulanmazdı. Boşnaklar'ın devşirilmesi de kuraldışıydı. Devşirme fermanı çıkınca, atanan devşirme emini ve devşirme kâtibi Yunanistan, Bulgaristan, Macaristan, Sırbistan, Bosna-Hersek, Arnavutluk ve Hırvatistan'a giderdi. Devşirmeler genellikle Balkanlar ve Doğu Avrupa'dan seçilirdi. Sadece 1573 yılında Balkanlar ve Anadolu'dan devşirilen çocuk sayısı 8 bine ulaşıyordu. Ancak daha sonraları Anadolu'dan da asker devşirilmeye başlandı. Mimar Sinan da, Kayseri'nin Ağırnas köyünden alınan bir devşirmeydi. Devşirme emini ve memurları sancakbeyi, kadılar ve tımarlı sipahilerin yardımıyla ve köy papazının eşliğinde vaftiz defterinden kimlik tespiti yaptıktan sonra çocukları seçerdi. Bazı aileler için oğullarını devşirme vermek zorunda olmak bir insanlık dramıydı. Ancak, özellikle yoksul olan bazılarına göre, çocuklarının istikbali düşünüldüğünde bulunmaz bir fırsattı. Reşad Ekrem Koçu, Sokollu Mehmet Paşa'nın Cevahirü'l-Menakıp'ta geçen devşirilme hikâyesinde ebeveynlerinin yaşadığı kararsızlığı anlatıyor: "Sultan Süleyman Kanuni'nin ilk saltanat yıllarında faziletli bir adam olarak tanınmış yayabaşılardan Yeşilce Mehmet Bey oğlan devşirme hizmetiyle Bosna'ya gönderilmişti. Usulünce dolaşarak lâyık olan çocukları ararken Sokol kasabasında Sokolovik adındaki kişizadenin oğlunu gördü ve pek beğendi ve babasından oğlanı istedi. Sokolovik'in aklı başından gidip oğlanı sakladı. Çocuğun bir keşiş dayısı vardı, ilim ve servet sahibiydi. Yeşilce Mehmet Bey'e, oğlana bedel çok para teklif etti. Yeşilce Mehmet Bey rüşveti reddetti, oğlanın ailesini tatlılıkla iknaya çalıştı: 'Ey nadânlar (cahiller)! Bilmez misiniz ki bu müstait (yetenekli) çocuk padişah kapısında saadet-i cavidânîye (ebedi mutluluğa) mazhar olacaktır; onun sayesinde her biriniz servet ve saadete kavuşacaksınız. (...) Bu oğlan bir gün hepinizin elinden tutacaktır.' Velhasıl gerek bu sözlerin tesiri gerekse oğullarını kurtaramayacaklarına akılları erdiğinden oğlanı gizledikleri yerden çıkarıp Yeşilce Mehmet Bey'e teslim ettiler. Yeşilce Mehmet Bey de (...) o yavru şahini yuvasından aldı ve gerek onu gerek diğer maruf ailelerden devşirdiği kırk kadar oğlanı maiyetinden münasip kimseleri katarak Edirne'ye yolladı. Sokolovik oğluna yolda iyi bakılmasını bilhassa emretti." Devşirilenler "sürü" denilen 100-200 kişilik gruplar halinde Edirne yoluyla İstanbul'a gönderilirdi. Burada yeniçeri ağası ve hekimler tarafından kontrol ve muayeneleri yapılır, sünnet edilir ve Müslüman adlarını alırlardı. Bu adlar genellikle Abdullah (Allah'ın kulu), Abdülmennan ya da "abd" (kul, köle) sözcüğüyle başlayan ve babanın gayrimüslim olduğu anlamını taşıyan çeşitli isimlerdi. İçlerindeki yakışıklı, becerikli ve zeki olanlar Galata Sarayı (Galatasaray Lisesi'nin eski adı Mekteb-i Sultani buradan gelir), İbrahim Paşa Sarayı, Edirne Sarayı ve Topkapı Sarayı Enderun bölümünde saray içoğlanı yetiştirilmek üzere eğitime alınırdı. Sağlam yapılı ve güçlü olanlar ise Bostancı Ocağı'na gönderilirdi. Diğerleri de Türkçe ve İslam âdetlerini öğrenmek üzere Anadolu ve Rumeli'deki Türk köylülerin yanına verilirdi. Bu dönemde devşirme oğlanlarının yılda bir kez devşirme ağaları tarafından denetlenmesi zorunluydu. Birkaç yıl bu şekilde hizmet ettikten sonra acemi oğlanı yazılırlardı. Sekiz, on yıl acemi olarak eğitim gördükten sonra "kapıya çıkar," yani ocağın kütüğüne kaydedilerek yeniçeri olurlardı. Yeniçerilik güç bir meslekti ama tüm Akdeniz havzası ve Avrupa'yla karşılaştırıldığında, yüksek ve düzenli bir maaş (ulufe), sakatlık ve emeklilik (oturak) hakları, bir dayanışma örneği olarak nitelendirilebilecek "orta sandığı" gibi avantajlar bu mesleği orta ve yeni çağların koşullarında göreli olarak cazip kılıyordu. Sefere her çıktıklarında ve padişahın tahta çıkış (cülus) törenlerinde aldıkları bahşiş, mesleğin cazibesini daha da artırıyordu. 


Kaynak: http://www.estanbul.com/yeniceriler

COMMENTS

a
Ad

..,1,1384 yılında tırhala doğan Hamza bey aslen Arnavud ırkına mensuptur baba sının adı Sinan dır Yeşil in altında meftun bulunan Beyezıd Paşanını...,1,14 yüzyılın sonlarında Demirtaş (kara timürtaş) paşanın oğlu oruç bey tarafından..,1,14-15.Yüzyıllarında yaşadığı bilinen Yeşil Camii ile Yeşil Türbenin taş oyma işçiliğini ve kalem işi süslemelerini yapan Bursa'lı,1,14.yüzyıl da karagöz ve hacıvat perdede bir gölge oyunu olarak şeyh küşteri tarafından..,1,14.yüzyıl yapısı tahmin edilmekte olup yaptıranı ve içinde bulunan...,1,1406 yılında yıldırım beyazıd ın oğlu şehzade süleyman tarafından mimar hüseyin oğlu Aliye inşa ettirildiği kapısı..,1,1440.Yılından önce Umur Bey tarafından camisine vakfedildiği Umurbey camii'nin duvarındaki vakıf kitebesinden...,1,1490.yılından önce Hacı Hasanzade Kazasker Mustafa Efendi tarafından İstanbul haydar'daki Camisi ve medresesine gelir..,1,15 yüzyıl ortalarından 20 yüzyıl başlarına kadar tarihlenen yüzlerce mezar taşının yer aldığı Muradiye açık hava Müzesi'nde Farsça..,1,15.Yüzyılda ahi Bayazid in oğlu hacı ivaz paşa tarafından yaptırılarak Sultan çelebi Mehmet e armağan edilen han yeşil Cami i ne gelir sağlamak...,1,15.Yüzyılda Satı Fakıh tarafından yaptırılmıştır Satıh Fakıh Fatih Sultan Mehmet dönemi..,1,15.yüzyılın ikinci yarısında Emir Sultan halifelerinden..,1,16.yüzyılda halvetiye tarikatına bağlı olarak şeyh Yakup Çelebi (vefatı..,1,16.Yüzyılda Karaşeyh ünvanlı bir kişi tarafından yaptırıldığı...,1,1826 yılının 15 Haziran'ı. İstanbul'da gün ağarırken devrilen kazanların uğultusu yeri göğü inletiyordu. Bölükbaşı..,1,2500 yıl önce Türkler tarafından keşfedildi dünyaca ünlü..,1,A,1,Asıl adı Mahmut olan Veled-ı Yanıç,1,aslen yemen in karakad köyünden olan ve Fatih zamanında İstanbul a gelen Mehmet Hüseyin Çelebi tarafından 1460 yılında.....,1,Aşevi adını doğu yönünde yer alan Eskici Mehmet Dede'ye ait olduğu..,1,B,7,bu yıl 11 incisi düzenlenen Osman gaziyi anma ve Bursa nın fethi şenlikleri yaklaşık..,1,Bursa büyük şehir belediyesi 1400lü yılların başında beyazıd paşa tarafından..,1,Bursa da yaşayan..,1,Bursa doğan mahahalle sinde bulunmaktadır Fatih döneminde..,1,Bursa nın ilk yerleşim alanı olan hisar bölgesinde bulunan Haraççıoğlu medrese si...,1,Bursa Osmanlı karşı duran türbesi...,1,Bursa Osmanlı Muradiye hamamı . hamam 1426 yılında II Murat tarafından yaptırılmıştır,1,Bursa Osmanlı Muradiye medresesi...,1,Bursa osmanlı tarihi camii..,1,Bursa tarihi büyük şehir belediye binası,1,Bursa uludağ telefirik..,1,Bursa'da 15. yüzyılda Emir sultan seyyid Nasır Seyyid Nimetullah Ali Dede ve Baba Zakir gibi dervişlerle beraber Buhara'dan gelen Seyyid Usul tarafından kurulan Seyyid Usul dergahı,1,Bursa'lı devlet adamı Oruç bey Kara Timurtaş Paşanın Oğlu ve Umur (Omur) Bey'in kardeşidir Yıldırım Beyazıd döneminde (1389-1403) komutanlık yapmış Süleyman Çelebi..,1,Bursa’nın en güzel hanlarından biri olan Fidan Hanı,1,C,8,Cami nin Sultan II.Murad döneminde İbn-i yiğit (yiğitoğlu) diye tanınan...,1,camiler,8,Caminin kitabesinde edincikli hızır oğlu yahşi bey tarafından...,1,Camiye ait vakıf kayıtlarında belirtildiği üzre Sultan II.Bayazıd..,1,Çandarlı Halil paşanın oğlu Sadrazam İbrahim Paşa tarafından eşi hatice hatuna gelir getirmesi amacıyla yapılmış olduğu söylensede bir başka görüş olarak fenari ailesinden olan...,1,Çelebi Sultan Mehmed'in kızı Selçuk Hatun tarafından 1450 yılında yaptırıldığı giriş kapısının üzerindeki Sülüs...,1,Devlet adamıdır Çelebi Mehmed dönemi (15yy.) vezirlerinden..,1,Emirsultan.770/1368.de buhara da doğdu.833/1429.da Bursa da..,1,Hacivat ve karagöz...,1,Hamam Çandarlı Hayrettin Paşa'nın oğlu İbrahim Paşa tarafından h.825.(1421).yılındaki vakfiyesine göre İznik'teki..,1,Hamam Gazi Orhan Bey tarafından yaptırılan ve Bursa'nın ilk külliyesi olan Orhan Külliyesi'nin bir parçasıdır,1,Hamamın yaptıranı ve yapım tarihi kesin olarak bilinmemektedir yapıya ilişkin bulunabilinen en erken tarihli kaydın 1605 yılına..,1,Han 1454 yılında kara Timurtaş paşa'nın oğlu umur bey tarafından..,1,Hüdavendigar külliyesinin merkez yapısı olan cami hüdavendigar şanıyla anılan I.Murad (1360-1389) tarafından..,1,I,1,II. Murad dönemi (1421-1451) vezirlerinden Üzeyr Efendi tarafından,1,II.Bayezıd döneminin (1481-1512) ünlü müderrislerinden Zeyrekzade Paşa Çelebi tarafından yaptırıldığı bilinmektedir..,1,II.Bayezıd'ın eşi hayırsever bir kadın olan Gülruh Hatun Akhisar'da bir mescit Bursa'da bir Mektep yaptırmış ve...,1,II.Bayezıd'ın oğlu Şehzade Mahmud adına yaptırılmıştır Manisa'da sancak beyi (Vali)iken 1507 yılında..,1,II.Murad döneminde 1449 veya 1451 yılında Umur Bey tarafından yaptırılmıştır hen asker hemde bilgin olan Umur Bey II.Murad döneminde vezir rütbesini almıştır Caminin giriş..,1,II.Murad döneminde Yıldırım Darüşşifası'da Müderris olan Hoca Tabip Hüsnü efendi tarafından 1467 yılında yaptırılmıştır Minare Şerefesinin..,1,içindeki o şahane çay bahçesinde...,1,İlk Osmanlı medreselerinden yeşil medrese (sultaniye medresesi)1414.1424 ..,1,imaret çelebi mehmed yüzyıl hacı UNOSCO paşa soup mutfak külliye world şehir,1,Kaplıca I.Murad hüdavendigar tarafından hüdavendigar külliyesinin bir parçası olarak Bizans hamamı...,1,Kara Timurtaş paşanın oğlu Oruç bey in kızı ve Fatih Sultan Mehmed in vezirlerinden Zağonos paşanın..,1,Keskin kılıçları kalkanları işlemeli cepkenleri efsane olmuş figürleri kılıçve kalkanların oluşturduğu ahenkli..,1,Kuzeydeki giriş kapısı üzerindeki sülüs hat ile yazılmış kitabesinden caminin 1459 yılında..,1,Külliye nin Bayezit paşa (1.MEHMET ve II.MURAT ın veziri) nin kardeşi olduğu Bilinen İzmir fatihi lakap lı..,1,Mahidevran Hatun'un ablaları Akile Hanım ile belkıs Hanım'a atfedilmektedir yapı "cariyeler Türbesi"adı ilede anılmaktadır Muradiye Türbeleri içinde etrafı,1,Murad Hüdavendigar tarafından Hüdavendigar külliyesinin bir parçası olarak yaptırılmıştır Mimarisi ve inşa...,1,Muradiye Camii,1,Osmanlı devlet arması,1,Osmanlı devletinin kuruluşunda büyük katkıları olan çok sayıda önemli aile Bursa nın imarınada katkıda bulunmuştur...,1,Osmanlı dönemi mezar taşlarının ve üzerlerindeki desenlere kadar bir çok işaret o mezarda yatan hakkında bilgi vermektedir mezar taşının...,1,Osmanlı evleri,1,Osmanlı Pâdişah larından Kanûnî Sultan Süleymân Hân zamanında,1,Osmanlı sadrazamlarından ishak paşanın oğlu ibrahim paşa nın kethüdası sofu hacı sinan tarafından 1455 yılında yaptırılmıştır...,1,Osmanlı Şehzadesi Ertuğrul bey (Yıldırım bayezıd'ın oğlu) 1376'da doğmuştur Aydın'da sancak Beyliği yapmıştır Ertuğrul Beyin..,1,Osmanlı tarihi Muradiye imareti...,1,Osmanlı tarihi Muradiye külliyesi..,1,Osmanlıdan günümüze tarihi ipek yolu hamamı..,1,Osmanli impartoru,1,Sufidir Babası Yanıç Oğlu Hacı Hayruddinn'dir I.Murad Hüdavendigar..,1,Sultan bayezid received the title of Yıldırım (thunder) because of his heroicacts in bettlefields,1,Sultan I.Murad (Hüdavendigar) tarafından...,1,Sultan I.Murad döneminin (1326-1389)ünlü veziri Ahmet paşanın oğlu ve şeyh Mahmud un torunu olan mutasavvıf ve şair Süleyman çelebi 1422 de vefat etmiştir,1,Sultan I.Murad tarafından 14.yüzyılın ikinci yarısında yaptırılmıştır Kapan han Şehre dışarıdan gelecek malların satışa sunulmadan..,1,Sultan I.Murad türbesi oğlu Yıldırım Bayazıd tarafından I.Murad ın yaptırdığı külliyesinin...,1,Sultan II. Murad tarafından külliyesinin merkez yapısı olarak inşa ettirilmiştir..,1,Tanınmış Türk İslam Osmanlı filozofu ve hekimidir (980-1037) Buhara ya yakın Afşane de doğdu..,1,Tarih öncesi yıllardan bu yana süre gelen Para basımı..,1,tarihi ırgandı köprüsü..,1,Türbe,1,Türbe 1461 yılında ölen Gazi Umur (Omur) Beye aittir Umur Bey Osman Gazi'nin silah arkadaşı Kara Timurtaş Paşa'nın oğludur. Yahşi,1,Türbe 1481 yılında Fatih Sultan Mehmed tarafından babası II.Murad adına,1,Türbe Fatih Sultan Mehmed'in eşi Şehzade Mustafa'nın Annesi Gülşah..,1,Türbe fatih Sultan Mehmed'in oğlu Şehzade Mustafa için yaptırılmıştır Şehzade Mustafa 1474.yılında...,1,Türbe II.Bayezıd'ın oğlu Şehzade Ahmet için Yavuz Sultan Selim'in H.919-M.1513 tarihli bir fermanıyla..,1,Türbe II.Bayezıd'ın oğlu Şehzade Şehinşah'ın eşi ve Şehzade Mehmed'in..,1,Türbe Kanuni Sultan Süleyman'ın oğlu Şehzade Mustafa adına kardeşi II.Selim tarafından 1573...,1,Türbenin II.Bayezıd'ın eşi ve Şehzade Abdullah'ın Annesi olan Şirin Hatun..,1,Türbenin II.Murad'ın emriyle oğlu Fatih Sultan Mehmed tarafından Annesi Hüma Hatun için..,1,Türbenin kitabesi olmadığından yatan zatın kimliği hakkında kesin bir bilgi yoktur ancak burada yatan kişinin..,1,Unesco bursa,2,yeşil camii mosque sultan çelebi Osmanlı hacı ivaz nakkaş green twofloor T hünkar mahfili el mecnun bin ilyas,1,YEŞİL HAMAMI Fatih sultan Mehmed döneminde 1840 yılında köse Ali Paşa sofu,1,Yeşil külliyesinde yer alan yapıların süslemelerinden sorumlu olan ünlü nakkaş ali bin İlyas alinin torunu olan...,1,Yeşil külliyesinin mimarı olan Hacı İvaz Paşa tarafından inşa ettirilmiştir Cminin Vakıf kaydı 1427.yılında tescil edildiğinden..,1,Yıldırım Bayezıd döneminde (1389-1402) Oğlu Ertuğrul Bey adına yaptırılmıştır Ertuğrul Bey Aydın Sancak beyi iken 1398. yılında vefat..,1,Yıldırım Bayezıd ın kızı ve Emir Sultanın eşi Hundi Hatun tarafından 1426. tarihinde..,1,Yıldırım bayezid döneminde yaşamış olan timurtaş paşanın Gazi lakaplı olanındır 1386.da Karamanoğlu...,1,Yıldırım külliyesinin bir parcasadır Yıldırım Bayezıd tarafından 1399. yılında yaptırıldığı vakfiyesinde yer alan..,1,
ltr
item
BURSA SEVDAM : 1826 YILI YENİ CERİ AYAKLANMASI
1826 YILI YENİ CERİ AYAKLANMASI
https://2.bp.blogspot.com/-ddY3IpQK7rM/VUU8Z90NcEI/AAAAAAAAApY/xEAPFjNXVSA/s1600/530f5bf7cabc1b7e937059e0afd29b3c.jpg
https://2.bp.blogspot.com/-ddY3IpQK7rM/VUU8Z90NcEI/AAAAAAAAApY/xEAPFjNXVSA/s72-c/530f5bf7cabc1b7e937059e0afd29b3c.jpg
BURSA SEVDAM
https://bursasevdam.blogspot.com/2015/04/1826-yili-yeni-ceri-ayaklanmasi.html
https://bursasevdam.blogspot.com/
https://bursasevdam.blogspot.com/
https://bursasevdam.blogspot.com/2015/04/1826-yili-yeni-ceri-ayaklanmasi.html
true
833784981953211255
UTF-8
Loaded All Posts Not found any posts DEVAMINI OKU Readmore Reply Cancel reply Delete By Home PAGES POSTS DEVAMINI OKU RECOMMENDED FOR YOU LABEL ARCHIVE SEARCH ALL POSTS Not found any post match with your request Back Home Sunday Monday Tuesday Wednesday Thursday Friday Saturday Sun Mon Tue Wed Thu Fri Sat January February March April May June July August September October November December Jan Feb Mar Apr May Jun Jul Aug Sep Oct Nov Dec just now 1 minute ago $$1$$ minutes ago 1 hour ago $$1$$ hours ago Yesterday $$1$$ days ago $$1$$ weeks ago more than 5 weeks ago Followers Follow THIS CONTENT IS PREMIUM Please share to unlock Copy All Code Select All Code All codes were copied to your clipboard Can not copy the codes / texts, please press [CTRL]+[C] (or CMD+C with Mac) to copy